Diabette Beslenme
 

Diabette Beslenme

****ŞEKER HASTALIĞINDA BESLENME****

Diyabet tedavisinin birinci ve asla vazgeçilemez basamağı "beslenme tedavisi" dir. yiyeceklerle aldığmız karbonhidrat kan şekerimizi yükseltmeye çalışırken, yaptığımız egzersiz ve kullandığımız ilaçlar şekerimizi düşürmeye yardımcı olur. Ne kadar gülü ilaçlar kullansak da gerekli beslenme planını uygulamadan başarılı bir diyabet tedavisi yapmak mümkün değildir.

Diyabetin tedavisinde, beslenmenin üç temel amacı vardır:

1- Kan şekeri ve kan yağlarının normal düzeylerde kalmasının sağlanması:

Vücuttaki insülin miktarına (vücuttan salgılansın veya enjeksiyonla dışarıdan yapılsın)uygun miktarlarda yemek yenmesi, son derece önemlidir.
Kan şekerinizi, şeker ölçme aletleri ile takip etmeniz, diyabetinizin nasıl seyrettiğini göstermesi açısından son derece önemlidir. Böylece siz, bazı yiyeceklerin veya bazı egzersizlerin, kan şekerinizi nasıl etkilediğini görebilirsiniz. Kan şekerinizi, "stick" ve "test stripleri"ni kullanarak ölçebilirsiniz. Kan şekerinizi takip etmeniz ve bunu kaydetmeniz, diyabet tedavinize ve beslenme planınıza yön verecektir.

2- İdeal ağırlığa ulaşılması ve bunun korunması:

Enerji ihtiyacının belirlenmesi ve buna uygun beslenilmesi, ideal ağırlığa ulaşılmasına ve bu ağırlığın korumanmasını sağlayacaktır. Kişinin enerji ihtiyacı, boyuna, yaşına, cinsiyetine, hareketlilik (aktivite) düzeyine göre hesaplanır.

3- Sağlıklı Beslenme:

Diyabetik bir hastanın temel beslenme prensipleri ile normal bir bireyin sağlıklı beslenme prensipleri birbirinden pek de farklı değildir. Her gün, çeşitli yiyeceklerden alınması, yani karışık beslenilmesi çok önemlidir. Eğer karbonhidrat, protein, yağ, vitamin ve mineral içeren bir diyet, dengeli bir şekilde alınırsa, metabolizmamız daha iyi çalışır. Karbonhidrat, enerjinin en büyük kaynağıdır. Protein, kas ve doku yapımında kullanılır ve bir miktar da enerji sağlar. Yağlar ise, enerjinin depo edilmiş şeklidir. Yiyeceklerimizin çoğu, bu besinögelerini karışık olarak içerir.

SAĞLIKLI BESLENMENİN ALTIN KURALLARI:

1. Karbonhidratlar:

Şeker ve şekerli yiyeceklerden sakının.
Şeker ve şekerli yiyecek ve içeceklerin kalorisi çok yüksektir. Vitamin ve mineral içermezler ve ayrıca diş çürüklerine neden olurlar.

Şeker ve şekerli yiyecekler, barsaklardan hızlı emilirler ve kan şekerini çok çabukyükseltirler. Şeker, tatlılar, tahin helvası, bal,reçel, pekmez, marmelat, şurup, kek, turta, pasta, kurabiye vb. yiyecekler, kan şekerinizi hızla yükselteceğinden, beslenmeplanınızda yer almaması gereken yiyeceklerdir. Bu tür yiyeceklerin içindeki karbonhidratlara "BASİT KARBONHİDRATLAR" adını veriyoruz.

1 kutu meşrubatın 10 kesme şekere eşdeğer olduğunu biliyor muydunuz?

Nişastalı yiyecekler, barsaklardan daha yavaş emilir ve kan şekerinizi daha yavaş ve kontrollü yükseltirler. Un,ekmek, pilav, makarna, çorba, hamur işleri,meyve, sebze, süt, yoğurt gibi yiyeceklerde de karbonhidrat vardır. Kan şekerini daha yavaş yükselten bu tür yiyeceklerin içindeki karbonhidratlara ise "KOMPLEKS KARBONHİDRATLAR" adını veriyoruz.

Günlük enerji ihtiyacımızın yarısından fazlası (%50-60'ı), karbonhidratlardan sağlanmalıdır.

Posalı yiyecekleri tercih ediniz
Posa, bitkisel yiyeceklerde bulunan karbonhidratların, sindirim sisteminde parçalanmayan kısımlardır. Meyveler, sebzeler, tahıllar, kepek ve kurubaklagillerde posa vardır.

Yiyeceklerdeki posa 2 çeşittir:

Suda çözünebilir posa; sebzeler, yulaf, kurubaklagiller ve meyvelerde bulunur.
Suda çözünemeyen posa; kepek, kepekli ekmek, tam buğday unu (esmer un), bulgur, rafine edilmemiş pirinçte vardır.
Çözünebilir posa yönünden zengin olan bezelye, kurufasulye, barbunya, nohut, mercimek ve yulaf gibi yiyecekler, yemekten sonra kan şekerinin daha yavaş yükselmesini sağlar ve kan yağlarının düşürülmesine yardımcı olurlar.

Çünkü: * Mide boşalmasını geciktirerek karbonhidrat emilimini yavaşlatırlar.
* Posalar barsakta karbonhidratların çevresnde jel oluşturarak emilimlerini geciktirir.
* Posa yönünden zengin yiyeceklerin içerdiği nişasta ince barsaklarda hızlı sindirilemez. Mevcut karbonhidrat kalın barsaklara geldiğinde ya bakteriler tarafından bozulur uğrar ya da dışkıyla atılır.

Posa yönünden zengin yiyecekler, aynı zamanda kabızlığın ve bazı barsak hastalıklarının önlenmesinde de etkilidirler.

Posanın bu olumlu etkileri göz önüne alınırsa; günde 20-35gr posa önerilir.

Glisemik indeksi düşük yiyecekleri tercih edin.
Her yiyeceğin, yemek sonrası kan şekerini yükseltme hızları farklıdır. Yiyeceklerin, kan şekerini yükseltme hızlarına "glisemik indeks" adı verilir. Genellikle posalı yiyeceklerin glisemik indeksleri düşüktür. Kurufasulye, nohut, mercimek, bulgur, kepekli ekmek, elma, armut, portakal gibi yiyeceklerin glisemik indeksleri düşük; beyaz ekmek, patates, pirinç, havuç, muz, kavun ve üzümün glisemik indeksleri ise yüksektir. Glisemik indeksi yüksek olan yiyecekler, kan şekerini hızla yükseltirler. Kurutulmuş meyveler de (kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik) kan şekerinizi hızlı yükseltirler. Bu nedenle, diyetinizde, kurutulmuş meyvelere ve glisemik indeksi yüksek olan diğer yiyeceklere daha az yer veriniz.

2. Proteinler:

Yiyeceklerimizin protein içeriğinde çoğu zarar azı karar prensibini benimseyin:

Et, balık, tavuk, süt, yoğurt, peynir, yumurta ve kurubaklagil gibi yiyecekler protein yönünden zengindirler. Protein, vücuttaki doku ve hücrelerin yapıtaşı olduğundan, diyetle mutlaka alınması gereken bir besin ögesidir. Proteinden zengin olan yiyeceklerin, aynı zamanda yağdan da zengin olduğu ve bu nedenle kalorilerinin yüksek olduğu unutulmamalıdır. Protein, fazla alındığında yağa dönüşüp vücutta depolanırlar ve kalsiyum gibi bazı minerallerin emilimini engelleyerek bu minerallerin vücutta kullanılmadan idrarla atılmasını sağlarlar. Ayrıca, aşırı protein böbreklerin yükünü artırarak bazı böbrek hastalıklarının oluşumuna yol açabilir. Proteinli yiyecekler, kan şekerini hızlı yükseltmezler, fakat ihtiyacın üzerinde alındıkları zaman, diyabete özgü bir böbrek bozukluğuna yol açabilirler. Günlük protein ihtiyacı ortalama olarak vücudun kilosu başına 1 gram olarak hesplanabilir (60 kg ağırlığındaki bir kişinin protein ihtiyacı 60 gramdır).Böbrek hastalığı ortaya çıktıktan sonra ise kilogram başına 0,6-0,8 gr'a indirilmelidir. Yiyeceklerimizde bulunan her 1 gram protein, 4 kalorilik enerji sağlar.

3. Yağlar:

Yağlar sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez parçalarıdır. Çünkü yağların vücudumuzda çok önemli görevleri vardır.

* Öncelikle yağlar vücudumuzun enerji deposudur.
* Hücre zarlarının yapısında bulunurlar, bu sayede hem hücre bütünlüğünü korurlar hem de ısı dengesinde görev alırlar.
* Yağlar hormonların üretilmesi ve çalışması için gereklidirler.
* İç organlarımızı sararak onları darbelerden koruma görevi üstlenirler.
* Yağda çözünen A, D, E ve K vitaminlerinin emilimi için beslenmemizde belirli miktarda yağ bulunması zorunludur.

Vücudumuz için bu kadar yararlı olan yağların da dengeli miktarlarda tüketilmesi gerekir. Çünkü; fazla miktarlarda alınan yağlar, kan yağlarının ve kolesterolün yükselmesine neden olarak, kalp-damar hastalığı ve hipertansiyon riskini artırırlar ve bazı kanser türlerinin oluşmasına neden olurlar. Tereyağı, margarin, sıvı yağ, yağlı etler, süt ve süt ürünleri, kuruyemişler gibi yiyecekler, yağ içerirler. Kek, kurabiye, pasta gibi yiyeceklerde de yağ bulunur. Diyetin yağ içeriği, özellikle kilo vermek isteyen tip 2 diyabetiklerde çok sıkı kontrol edilmelidir. Çünkü yağların kalorisi çok yüksektir. 1 gramı 9 kalori verir.

Sağlıklı bir yaşam için az miktarlarda yağa ihtiyaç vardır. Vücudumuzda üretilmeyen bazı esansiyel yağ asitlerini besinlerimizle almamız zorunludur.

3 Tip Yağ bulunur:

Doymuş yağlar, oda sıcaklığında katı haldedir. Doymuş yağlar, özellikle hayvansal kaynaklı yiyeceklerde, yağlı et, kuyruk yağı,iç yağı, tereyağı, peynir, mayonez, tam yağlı süt ve diğer süt ürünlerinde ve katılaştırılmış bitkisel margarinlerde bulunur. Bu tür yiyecekler, belirli ölçülerde diyetinizde varsa, günlük doymuş yağ hakkınızı kullanmış olursunuz. Ayrıca, tereyağı, margarin gibi katı yağ yemenize gerek yoktur. Doymuş yağlar fazla alındığı takdirde, kan yağlarınızın (kolesterol ve trigliserid vb.) yükselmesine neden olabilir.

Tekli doymamış yağlara örnek olarak; zeytinyağını ve fındık yağını verebiliriz. Ayrıca, zeytin ve fındık, ceviz, badem gibi kuruyemişler de tekli doymamış yağ açısından zengindirler. En masum yağ grubu budur. Çünkü tekli doymamış yağlar,aşırı tüketilmedikleri sürece kan kolesterolünü düşürürler. Diyabetli kişiler, kalp-damar hastalığı açısından tehlike oluşturan kolesterollerini yükseltmemek için, yemeklerini zeytinyağı ile pişirmelidirler.

Çoklu doymamış yağ içeren ayçiçek, soya yağı gibi bitkisel sıvı yağların da yemeklerinizde, her gün belirli ölçülerde bulunması gerekir. En iyisi zeytinyağı ile bitkisel sıvı yağı yarı yarıya karıştırıp her yemekte bu karışım yağı kullanmanızdır. Eğer zeytinyağının o kendine has özel kokusundan hoşlanmıyorsanız, size sağlıklı yağ için başka bir seçenek: 2 kg fındık yağı + 1 kg ayçiçek yağından oluşan karışımı da sağlıklı yaşayabilmeniz için kullanabilirsiniz.

Kalp sağlığını korumak için ne yapmalıyız?

Balıketi ve tavuğun beyaz etini, kırmızı ete (koyun, dana gibi) tercih edin, kırmızı etin mümkün olduğunca yağsız kısımlarını yiyin.

Etli yemeklere ayrıca yağ eklemeyin.

Yemeklere koyduğunuz yağ miktarını azaltınız, katıyağ yerine sıvıyağ özellikle zeytinyağı kullanın. Kızartma yerine haşlama ve ızgarayı tercih edin.

Haftada bir veya iki yumurtadan fazlasını yemeyin.

Sakatatları (karaciğer, beyin, böbrek gibi) yemeyin.

Yarım yağlı veya yağsız diyet sütleri tercih ediniz, diyette bu şekilde azalan yağ miktarını salata veya yemeklere zeytinyağı ilavesi ile karşılayın.

Kahvaltıda tereyağı yerine margarin kullanınız ve doymamış yağ asidi içeriği yüksek olan margarinleri tercih ediniz.

Kuyrukyağı ve iç yağı kesinlikle kullanmayın.

Yemekleriniz pişirilirken daha az tuz konulmasını sağlayınız ve tabağınızdaki yemeğin tadına bakmadan tuz ilave etme alışkanlığından vazgeçin.

Alkol Kullanımı:

Alkol kullanıyorsanız, tamamen bırakmanız sağlığınız için en iyisidir. Eğer bazı özel durumlarda alkol almanız gerekiyorsa, beslenme planınızdaki alkolün yerini ve miktarını beslenme uzmanınıza danışınız. Çünkü, alkol oranı yükseldikçe, içkinin kalorisi de yükselir. Alkolün 1 gramı 7 kalori içerir: 100 santilitrelik rakı (% 45 alkol), 315 kalori verir ve bu miktarın, günlük kalori ihtiyacından mutlaka çıkarılması gerekir. Alkolü aç karına almak, son derece sakıncalıdır. Bu, özellikle insülin kullananlar için çok önemlidir. Çünkü, aç karına alınan alkol, hipoglisemiye (şeker düşüklüğü) neden olabilir.

YEME ALIŞKANLIĞINIZI DEĞİŞTİRMEYE YÖNELİK BAZI ÖNERİLER:

Değişiklikleri yavaş yavaş yapın.
Her şeyi bir anda değiştirmeye çalışmayın. Hedeflerinize ulaşmak uzun zaman alabilir, yılmayın.

Hedefleriniz kısa süreli ve gerçekçi olmalı.
Eğer, sizin hedefiniz kilo vermek ise, 2 haftada 9 kilo değil, 2 kilo vermeye çalışınız. İlk yürüyüşe çıktığınızda, 3-5 kilometre değil, 1 kilometre yürüyünüz. Böylece, başarıya ulaşmak daha kolaylaşır ve kendinizi çok iyi hissedersiniz.

Yiyeceklerinizi ölçün.
Yiyeceklerin, doğru miktarlarda yenilmesi çok önemlidir. Size önerilen miktardaki yiyeceğin ölçüsünü öğrenmek zorundasınız. İçecekleri (süt, yoğurt, ayran vb.) belirli bir bardakla, katı yiyecekleri de (et, balık, tavuk, peynir vb.) belirli bir maddenin ölçüsü ile (1 kibrit kutusu, 1 yumurta büyüklüğü gibi) ölçünüz. Yağ, pilav, makarna gibi yiyecekleri ölçmek için, yemek kaşığı, tatlı kaşığı gibi ölçüleri kullanabilirsiniz. Özellikle et, balık gibi yiyecekler için belirli ölçü edinmek çok faydalı olacaktır. Pişirilen yiyeceklerin tümünü, piştikten sonra ölçebilir veya tartabilirsiniz. Bazı yiyecekler pişirildikten sonra hafifleyebilir (et gibi), bazıları da pişirildikten sonra ağırlaşabilir (makarna, pilav gibi).

Yediğiniz yiyeceklerden sonra kan tokluk kan şekerinizi mutlaka ölçün. Hangi yiyeceğin şekerinizi nasıl etkilediğini görmek beslenme düzeninizi ayarlamada çok değerli bilgiler verecektir.


         
ASLIght Başlıklar

+ASLIght Hakkında
+Size Özel
+Beslenme
+Hesaplamalar
+Başarı Hikayeleri
+İletişim


Kişiye Özel Beslenme

+Çocuklarda Beslenme
+Yetişkinlerde Beslenme
+Hamilelikte Beslenme
+Sporcularda Beslenme
+Yaşlılıkta Beslenme
+Sağlıklı Beslenme

Besinler

+Süt ve Süt Ürünleri
+Tahıllar
+Sebve ve Meyveler
+Et, Tavuk, Balık
+Yağlar ve Şekerler
+Tatlılar
Diğer

+Dünya Mutfaklarında Beslenme
+Kadın & Erkek ve Çocukta Beslenme
+Menopoz ve Beslenme
+Bağışıklık Sistemi ve Beslenme
+Yeme Bozuklukları
+Sağlıklı Diyet

 

     
Tüm Hakları Saklıdır Haziran - 2011 ©
Adres: Alsancak - İZMİR - 0.532.516 76 71