Kurban Bayramında Beslenme
 

Kurban Bayramında Beslenme

Kurban Bayramı tüm aile bireylerinin bir araya geldiği, görkemli sofraların kurulduğu keyifle yaşanan günlerdir. Ancak bu dönemde sağlıklı beslenme göz ardı edilmemelidir. Özellikle şişmanlık, kalp-damar hastalığı, diyabet, yüksek tansiyon, mide rahatsızlığı vb. sağlık problemi olan kişiler ve yaşlılar beslenmelerine dikkat etmelidir.
Etler vücudumuzun yapı taşı olan proteinlerin en önemli kaynağıdır. İyi kalite proteinin yanı sıra yağ, çeşitli mineraller (özellikle demir, çinko, fosfor, magnezyum) ve vitaminleri (özellikle B12, B6, B1 ve A vitamini) de içerirler. Kırmızı etin 100 gramında ortalama 250-300 kalori arasında enerji içeren etler; dana, koyun, kuzu olarak tüketilebilmektedir. Sıklık bakımından haftada 2 kez tüketmek en sağlıklısıdır.
Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğundan kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyonu olan kişiler kurban bayramında, yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmelidir. Kısıtlı miktarlarda et tüketmeli, aşırıya kaçmamalıdır. Aksi takdirde gut hastalığı riski artmakta ve tüketilen fazla miktardaki protein sindirilmesi sonucunda oluşan artıkların zararlaştırılması için karaciğerimize gelen bu fazla yük bayram boyunca karaciğerimizi yormaktadır. Vücuttan uzaklaştırılması için böbreklerimiz daha çok çalışmak zorunda kalmaktadır. Et posalı bir yiyecek olmadığından aşırı miktarda tüketimi sonucunda kabızlık problemi ile karşılaşmak mümkündür. Ayrıca artan kolesterol damarlarda birikerek tıkanmalarına neden olmaktadır. Öte yandan bu bayramda tüketilen şekerli besinlerden gelen enerji harcanamayacağı için direkt vücutta yağ olarak depolanır.
Kurban Bayramı’nda et tüketiminde nelere dikkat etmek gerekiyor?
Bayram günü kesilen hayvan eti, bekletilmeksizin birkaç saat içinde pişirilerek tüketilir. Ancak yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede, hem de sindirimde zorluk yaratır. Midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olur. Özellikle mide rahatsızlıkları çeken bireyler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir.
Pişirme sırasında etin yağsız kısımlarını tercih etmek ve pişirme yöntemi olarak ızgara veya haşlama yöntemini kullanmak gerekir. Et kavrularak veya kızartılarak pişirilmemeli ve pişirme sırasında kuyruk yağı, tereyağı gibi doymuş yağa sahip katı yağlar kullanılmamalı. İçerisindeki doymuş yağ oranı yüksek olan kırmızı et yanında, dengeli bir karışım sağlamak için az zeytinyağı konulmuş salata dengeyi sağlayabilir. 
Kurban bayramlarında yapılması gelenek haline gelmiş olan kavurmanın içine tereyağı ve kuyruk yağı konulmadan, kendi suyu ile kısık ateşte pişirilmelidir. Etin içeriğinde bulunan yağ, yemeğin lezzeti için yeterli olduğundan ayrıca yağ eklemeye gerek yoktur.
Etler ızgarada pişirilirken, etle ateş arasındaki uzaklık eti yakmayacak ve kömürleşme sağlamayacak şekilde ayarlanmalıdır. Izgarada direkt olarak ateşe maruz kalan etler ve çok pişirilerek yanma noktasına gelen etlerde kanserojen maddeler oluşmaktadır. Oluşan bu kanserojen maddeler vücudumuzda serbest radikal oluşumuna neden olarak hücre yapısında değişikliklere neden olurlar. Etlerin haşlanarak pişirilmesi, sağlıklı olmasının yanı sıra ette olması muhtemel barsak parazitlerinin insana bulaşmasını da büyük ölçüde engeller. 
Etler; büyük parçalar şeklinde değil ancak kıyma, kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede daha uzun süre etler saklanabilir. Dondurduğunuz eti çözdürdükten sonra tekrar dondurmayınız.
Etler, C ve E vitaminini içermediğinden mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında C vitamininden zengin sebze/salata/ taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi oldukça önemlidir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğinin sağlanmasını sağlar hem de sebzelerde bulunan C vitamini, demirin emilimini arttırır.
Genel olarak sakatat tüketimi de artmaktadır. Et ve ciğerlerin küçük parçalar halinde sebzelerle pişirilmesi önerilir. Ancak özellikle kolesterol hastaları ile kalp-damar hastalığı riski taşıyan kişiler sakatat tüketiminden kaçınmalıdır. 
Kavurma ve kırmızı et öğle öğününde tüketilmeli, akşam öğününde ise sebze, kurubaklagil gibi posa içeriği yüksek yemekler tercih edilmelidir.
İkram edilenlerin geri çevrilemeyeceği düşünülüyorsa güne sade bir kahvaltıyla başlanabilir. Kahvaltıda bal, reçel gibi şekerli yiyecekler yerine, domates, salatalık, tuzsuz ve az yağlı beyaz peynir tercih edilebilir. Ev ziyaretlerine gidilirken düşük kalorili çorba, yoğurt, meyve, salata gibi yiyecekler yenerek evden çıkılmalı. Ayrıca çay ve kahve gibi, içeceklerin tüketimi fazla olursa kalp ritim bozuklukları, uykusuzluk ve mide şikayetleri artabilir. Bu içeceklerin tüketim miktarını sınırlamak gerekir. Şerbetli hamur tatlıları yerine de sütlü tatlılar tercih edilebilir.
Sağlıklı beslenmeyi ihmal etmeyeceğiniz, sevdiklerinizle beraber güzel bir bayram geçirmeniz dileğimizle…

 

  

 


         
ASLIght Başlıklar

+ASLIght Hakkında
+Size Özel
+Beslenme
+Hesaplamalar
+Başarı Hikayeleri
+İletişim


Kişiye Özel Beslenme

+Çocuklarda Beslenme
+Yetişkinlerde Beslenme
+Hamilelikte Beslenme
+Sporcularda Beslenme
+Yaşlılıkta Beslenme
+Sağlıklı Beslenme

Besinler

+Süt ve Süt Ürünleri
+Tahıllar
+Sebve ve Meyveler
+Et, Tavuk, Balık
+Yağlar ve Şekerler
+Tatlılar
Diğer

+Dünya Mutfaklarında Beslenme
+Kadın & Erkek ve Çocukta Beslenme
+Menopoz ve Beslenme
+Bağışıklık Sistemi ve Beslenme
+Yeme Bozuklukları
+Sağlıklı Diyet

 

     
Tüm Hakları Saklıdır Haziran - 2011 ©
Adres: Alsancak - İZMİR - 0.532.516 76 71