Ramazan Bayramında Beslenme
 

   

Ramazan ayı geride kalmak üzere, önümüz bayram. Geçtiğimiz 1 ay boyunca oruç tuttuk, sigara içiyorsak (hala!) içtiğimiz miktarda ciddi bir azalma yaşadık, alkol tüketimimizde ise tatil yaşandı.

Bayramda bunların acısını çıkarmaya karar verirsek karşımıza ciddi sağlık sorunları ile zehir olan bir şeker bayramı çıkar.

Ramazan boyunca oruç tutma nedeniyle günlük öğün sayısı azaltıldığı ve beslenme alışkanlıklarında değişiklikler meydana geldiği için bayramda normal yeme düzenine geçişte psikolojik olarak daha fazla yemek yeme eğilimi ortaya çıkıyor. Bayramda birdenbire aşırı yemek yemek, şeker, çikolata, ağır hamur işleri ve diğer tatlıları aşırı tüketmek mide ve barsak sisteminde çeşitli rahatsızlıklara ve kilo alımına yol açıyor. Hepimizin hatırlaması gereken bayramın sevgi, saygı ve paylaşma dönemi olduğuJ bayramı yemek şölenine çevirmek gelenek haline gelmiş olsa da, bunun aslında sağlığımız için zararlı olduğu konusunda bilinçlensek ve paylaşımları duygusal içerikli tutsak birbirimize çok daha yararlı olacağımızı aklımızdan çıkarmamalıyız. Benim gibi doktor olsanız ve bir bayram nöbetinde acil serviste görevli olsanız, o günlerde birbirimize neler yapabildiğimizi siz de fark edersiniz. Normal bir güne kıyasla acil servislere başvuran mide –barsak şikayetleri (ki en hafifi bunlardır), kalp krizleri, şeker komaları neredeyse 4-5 kat artmış olur. Acil serviste bayram kıyafetleri ile gelen ama yüzleri panikten perişan olmuş insan kalabalığı olur her zaman. Bayram ziyaretlerinin tatlı bir gülümseme ile evinizde bitmesi için unutulmaması gereken temel bazı önlemler her zaman var.. Gün içinde az az ve sık yemek alışkanlığı, oruç tutup az besin tüketimine 1 ay orunca alışmış vücut için ilk koşul. Mutlaka size ikram edilen yiyeceklerden tadın ama tabağınıza çok az konulmasını sağlayın. Tadımlık ikramlar hem ev sahibini kırmaz hem de sizin sağlığınızı riske sokmaz.

İkramlarda içecekleri, içeceklerden de az kafeinli, gazsız olanlarını tercih etmek, sık sık da su içmek günün en önemli seçimi olacaktır.

Ev ziyaretleri yapıyorsak, ziyaret edilecek yerler arasında mesafe uzun değil ise yürüyerek gitmek, araba kullanılması zorunlu ise park yerini biraz uzakta seçerek biraz yürümek sindirime önemli katkılar sağlayacaktır.

Evimizde ikram edeceğimiz yiyecekleri hazırlarken de dikkatli olursak sevdiklerimize güzel vakit geçirmede yardımcı oluruz. Yemeğe misafirimiz varsa kızartma yerine ızgara seçersek, bol salata ile soframızı renklendirir hatta yemek porsiyonlarını servis yapmadan önce birer salata tabağı ile ikrama başlarsak sağlıklı beslenme için örnek oluştururuz. Şeker bayramında ne yazık ki hamurlu ve şuruplu tatlılar ikram etmek geleneklerimizden..bunu sütlü tatlılara ve meyve salatalarına doğru değiştirmek sağlık için atabileceğimiz önemli bir adım olur… Yoğun çalışma dönemleri arasında bayramı 3-4 günlük tatil olarak değerlendirip sevdikleri ile otellere gidecek arkadaşlarımız da dikkatli olmalı tabii ki… her şey dahil oteller, açık büfeler başlı başına risk iken bir de oruç sonrası bunları yaşamak daha da riskli olacaktır.

İşte beslenme önerileri:

* Açık büfe kahvaltı: Mutlaka güne kahvaltı ile başlamalısınız. Kahvaltılarınız için 2 küçük tabak kullanın. Birinci küçük tabakta peynir çeşitlerinden 2 dilim seçin (unutmayın sert peynirlerin kalsiyum içerikleri fazladır), 4-5 adet siyah ve yeşil zeytin alın, 1 ince dilim kepekli, çavdar veya mısır ekmeği kesin ve tabağın geri kalan kısmını meyve dilimleri ile zenginleştirin. İkinci küçük tabağa domates, salatalık, bol yeşilliklerden koyun. İçecek olarak açık az limonlu çay veya taze sıkılmış meyve suyu veya kafeini azaltılmış az süt eklenmiş kahve içebilirsiniz. Kahvaltınızı en az 20 en fazla 30 dakika sürecek şekilde yavaş yavaş yapın. Kahvaltının 1 saat sonrası en az 20 dakika hafif tempo yürüyüş ihmal edilmemeli.

* Açık büfe yemekler: Hemen orta boy servis tabağınızı alın ve göz ucuyla tabağınızı dört eşit parçaya bölün. Böylece sevdiğiniz her şeyden azar azar alma şansına sahip olursunuz. Dörtte bir kısmına zeytinyağlı sebze yemeği veya 1 adet dolma, dörtte bir kısmına ızgara tavuk, balık, köfte veya et sote yemeği, dörtte bir kısmına yoğurt, geri kalan kısmına yağsız salata ve öğünün yanına 1 dilim çavdar, kepekli veya mısır ekmeği ekleyin. Tatlı büfesine olabildiğince yaklaşmadan meyve büfesi ile dost olmaya çalışın. Meyveyi de hemen yemek sonrasında tüketmeyip ara öğününüzü bekleyebilirseniz sizden daha sağlıklısı yok demektir.

Bayramın şeker tadında ama su gibi sağlıklı geçmesi masal gibi anılar bırakması dileği ile sevgiyle kalın...

 


         
ASLIght Başlıklar

+ASLIght Hakkında
+Size Özel
+Beslenme
+Hesaplamalar
+Başarı Hikayeleri
+İletişim


Kişiye Özel Beslenme

+Çocuklarda Beslenme
+Yetişkinlerde Beslenme
+Hamilelikte Beslenme
+Sporcularda Beslenme
+Yaşlılıkta Beslenme
+Sağlıklı Beslenme

Besinler

+Süt ve Süt Ürünleri
+Tahıllar
+Sebve ve Meyveler
+Et, Tavuk, Balık
+Yağlar ve Şekerler
+Tatlılar
Diğer

+Dünya Mutfaklarında Beslenme
+Kadın & Erkek ve Çocukta Beslenme
+Menopoz ve Beslenme
+Bağışıklık Sistemi ve Beslenme
+Yeme Bozuklukları
+Sağlıklı Diyet

 

     
Tüm Hakları Saklıdır Haziran - 2011 ©
Adres: Alsancak - İZMİR - 0.532.516 76 71