S.S.S.
 
 

Ne kadar su içmeliyim?
Sağlıklı kalmak istiyorsanız suyu sık sık, az az, düzenli aralıklarla içmelisiniz. Bunu bardak sayısıyla belirlemek gerekirse günde 8–10 bardak su içmeye çalışmalısınız. Vücudunuzu susuz bırakmak istemiyorsanız hatırladıkça su için. Yemekleriniz ve ara öğünlerinizde su içmeyi unutmayın. Egzersiz yapıyorsanız her 15–20 dakikada bir 0,5–1 bardak su içmeye çalışın. Günlük yaşamda doğal olarak çay, kahve, gazlı veya gazsız meşrubatlar ve meyve suları da içiyoruz ama bunların çoğunun idrar söktürücü etkileri var ve neredeyse kendileri kadar su kaybına yol açıyorlar. Su ihtiyacınızı yeteri kadar karşıladığınızın en basit işareti idrarınızın rengidir. İdrarınız koyu renkte ise bu yeteri kadar su içmediğinize işaret eder.


 

Keten tohumunun zayıflatır mı?

Keten tohumunu zayıflama amaçlı kullanmak doğru değildir. Hiçbir besin tek başına bir etki yaratmaz. Omega 3 içeriği nedeniyle günde 10 gr. kadar alınabilir.


 

Ceviz kolesterolü düşürür mü?
Ceviz güçlü bir Omega-3 kaynağı olarak iyi kolesterolü yükselten, toplam kolesterolü de önemli ölçüde azaltabilen değerli bir yiyecektir. Eğer kilo probleminiz yoksa –yani kalorileri hesaplamanız gerekmiyorsa- günde 7-8 ceviz yemeniz kolesterol probleminizi kontrol altına almanıza yardımcı olabilir. Diyet yapıyorsanız da günde 2 tam ceviz içinin üzerine çıkmasanız iyi olur. Bir cevizde ortalama 25 kalori var, 8 ceviz ortalama 200 ek kalori kazandırır.


 

Havuçda çok fazla şeker var kilo aldırır yememeliyim?

Beslenme programlarında önemli olan noktalardan biri de posa alımının sağlanmasıdır. Eğer sizin posalı besin veya çiğ sebze tüketmenizde sağlık için herhangi bir sakınca yoksa sebzeler rahatlıkla ve bol bol tüketilebilir.

Havuca gelince eğer kilolarca havucu bir anda yiyorsanız karbonhidratı biraz fazla almış olursunuz. Ancak günde 1- 2 havuç tüketerek kendinize zarar değil içerindeki karotenler nedeniyle antioksidan etkiden faydalanmış olursunuz.Unutmayın hiçbir besin tek başına kilo aldırmaz


Diyete başladım ekmeği kesmeliyim ?
Bu sorunun cevabı aslında çok kısa: Hayır. Toplumdaki yanlış inanışlardan birisidir bu. İyi bir karbonhidrat kaynağı olan ekmeği kepek ile tam buğday ile zenginleştirdiğinizde içeriğindeki lif oranı artacağından yeterli miktarlarda alımı yeterli ve dengeli beslenme açısından önemlidir. Bu nedenle her öğününüzde ekmeğe veya ekmek yerine geçebilecek farklı bir besine yer vermek gerekir...


 

Besinleri çiğ tüketmek daha mı yararlı?
Besinleri çiğ yemek, daha fazla sağlık yararı sağlayabilir ama bu pişirilmiş besinlerin sağlıksız olduğu anlamına da gelmez. Her şeyi herhangi bir işleme tabi tutmadan olduğu gibi yemeye odaklanan “raw food” akımı herhangi bir bilimsel gerçeğe dayanmıyor. Siz zeytinyağlı yemeklerinizi yemeyi ihmal etmeden çiğ olarak salata ve sebzeleri de bolca tüketebilirsiniz.


Günde bir yumurta yemek mantıklı mı?
Eğer kolesterol sorununuz, geçmişinizde kalp damar hastalığı hikâyeniz, kalbinizde stendiniz, geçirmiş bypass ameliyatınız yoksa, her gün düzenli kolesterol ilacı kullanmak zorunda olan biri değilseniz günde bir yumurta sizin için de sağlıklı bir besin olabilir. Yumurta 200 mg gibi yüksek miktarda kolesterol içermesi en kaliteli proteindir. A ve D vitamininden, selenyum mineralinden, B-12 ve diğer B vitaminlerinden –özellikle riboflavinden- zengindir. Ayrıca protein yapısı son derece güçlüdür. Aminoasitleri dengelidir. Özellikle doğal ortamda beslenen ya da ketentohumu ile beslenen tavukların yumurtalarında bol miktarda omega-3 de bulunabiliyor.


 

Beslenmeden yağı çıkararak kilo verilmesi doğru mudur?

Hayır. Biz protein, karbonhidrat ve yağdan enerji alırız. En çok enerji veren ise gramı başına 9 kalori ile yağlardır. Bunun için diyetten yağı tamamen çıkarmamak, belli miktarlarda tüketmek gerekmektedir. Çünkü yetersiz alımında yağda eriyen vitaminlerin (A, D, E, K) vücutta kullanımı gerçekleşmez…


 

Sıvı tüketiminin yemeklerle birlikte olması sakıncalı mı? Suyu yemeklerden ne kadar önce ve ne kadar sonra içmemiz gerekir?
Eğer reflü veya benzeri bir sindirim sitemi problemi yoksa yemekten önce su içmekte bir sakınca olmayabilir. Özellikle mide dolgunluğunu artırmak adına kilo vermek isteyenler yemek öncesi su içmeyi tercih edilebilir. Yemek sırasında ve sonrasında su içmek ise tükürük salınımını arttırıcı etkisi ile sindirime yardımcı olabilir. Yemek sonrasında da su içilebilir. Ancak o öğünde çorba, ayran, cacık gibi sıvı içeriği fazla besinler tüketildiyse kişiye rahatsızlık verebilir. Yemeklerle birlikte su tüketiminde kişisel özelliklerde dikkate alınmalıdır. Çünkü bazı kişiler yemekle birlikte su içtiklerinde problem yaşamazlarken bazıları rahatsızlık hissedebilirler. Bu şekildeki tüketimlere kural koymak yerine kişinin kendi durumuna göre tüketim yapması daha uygun olur.



Fazla tuz sağlığı nasıl etkiler?
 Tuzlu yiyecekler en az şeker ve trans yağ yüklü besinler kadar tehlikelidir. Araştırmalar gösteriyor ki tuz tüketimi arttıkça hipertansiyona yakalanma riski yükseliyor. Fazla tuz tüketenlerde yalnızca hipertansiyona değil, kalp damar hastalıkları, kilo problemi ve osteoporoza daha sık rastlanıyor. Besinlere tuz ilave etmek sağlık açısından gerekli bir zorunluluk değil. Vücudumuzun ihtiyaç duyduğu kadar sodyumu hiç tuz ilave etmesek bile yiyecek ve içeceklerle rahatlıkla alabiliyoruz. Tuz ilavesinin tek nedeni yiyeceklerin lezzetlerini arttırmak. Ayrıca “özellikle tuz eklenen” bazı yiyecekler de var bunun nedeni besini daha uzun saklayabilmek. Turşular, salamura besinler, tuzlanmış balıklar, tütsülenmiş yiyecekler, peynir, salam, sosis, et suyu tabletleri ve benzeri ürünler, zeytin, ketçap, hardal, soya sosu ve daha pek çok yiyeceğin tuz oranı oldukça yüksektir. Eğer ödem probleminiz ve hipertansiyonunuz varsa bu besinlerden seyrek tüketmelisiniz.



Yeşil çay metabolizmayı hızlandırır mı?
Son yıllarda yapılan çalışmalar ile yeşil çayın metabolizmayı hızlandırıcı etkisinden söz edilmeye başlandı. Ancak bu hızlandırıcı etkiyi hissedebilmek için günlük alım miktarının fazla olması ve uzun dönem tüketilmesi gerekir. Bunu da gün içerisinde içilen birkaç fincan yeşil çay ile sağlamak mümkün değildir. Günlük olarak metabolizmayı hızlandırmak için yaklaşık 270 mg EGCG (epigallocatechingallate) almak gerekir. Bu doz metabolizmayı hızlandırarak yağ yakımını arttırabilir.   Ancak antioksidan içeriği ve barsak çalıştırma özelliğinden dolayı hergün 2 fincan yeşil çay içmenizi öneririm.


Kabızlık sorunumu nasıl çözebilirim?
Kabızlık çok yaygın bir problem haline geldi. Uzmanlar her üç yetişkinden birinin kabızlıktan yakındığını söylüyor. Ben de birçok hastamda bu sorunla karşılaşıyorum. Temel problemin de beslenme yanlışları ve aktivite azlığı olduğunu düşünürsek düzgün beslenmek bu sorunun en önemli yanıtı. Toplum tembelleştik ve posası azaltılmış fastfood besinlere bağımlı hale geldik. Sonuçta bağırsaklarımız hareketsiz ve tembel organlara dönüştü. Kabızlıkla mücadelede ilk adım işte bu nedenle aktivitenizi arttırmak ve posadan zengin beslenmek olmalı. Sebze, meyve, bakliyat ve tam tahıl tüketimi arttırılmalı. Prensip olarak diyete eklenen kuru erik, kuru kayısı, kuru incir de faydalı oluyor. Özellikle bol su ile içildiklerinde bu üçlü çoğu insanda sorunu çözmeye yetiyor. Son zamanlarda sık kullanılan ve sinameki özleri içeren kabızlık çayları özellikle gastroloji uzmanları tarafından tavsiye edilmiyor. Bu çayların uzun dönemde bağırsakların çalışmasını daha da bozabileceğinden endişe ediliyor. Kabızlıkla mücadelede bu amaçla geliştirilmiş özel probiyotik kapsüllerden ve probiyotik bakterilerle güçlendirilmiş süt ürünlerinden de faydalanabileceğiniz aklınızda olsun.


Sabah kahvaltısını erken yapmak kilo kontrolüne yardım eder mi?
Güçlü ve proteinden zengin bir sabah kahvaltısı kilo kontrolünü kolaylaştırır. Kahvaltı yapmayanlar daha kolay kilo alır. Gözlemlerimiz kahvaltıyı atlayanlar ya da geç saatlere bırakanlarda insülin direncine yakalanma ihtimali artıyor. Teksas Üniversitesi'nde yapılan bir çalışma kahvaltısını erken yapanların günün ilerleyen saatlerini daha tok geçirdiklerini ve gün içinde daha az kalori tükettiklerini gösteriyor. Eğer metabolizmanızın daha hızlı çalışmasını istiyorsanız kalktıktan en geç yarım saat sonra kahvaltınızı yapmalısınız. Erken ve güçlü bir kahvaltı yapmak herkes için iyi, kilo sorunu olanlar içinse bir zorunluluk.
Eğer çocuklar için bu soruyu cevaplamak gerekirse Binlerce araştırma, düzenli kahvaltı yapan çocukların daha dikkatli olduklarını, karmaşık problemleri daha kolay çözdüklerini, daha neşeli, keyifli ve barışık olduklarını, depresyon, hiperaktivite gibi sorunlara çok seyrek yakalandıklarını, daha seyrek hastalandıkları ve okula devam oranlarını yüksek tuttuklarını, her şeyden önemlisi matematik problemlerini çözmede, sosyal zekalarını geliştirmede daha başarılı olduklarını ortaya koyuyor. Beyin, kan şekerinin neredeyse dörtte birini kullanan bir organdır. Sabah okula yeterli bir kan şekeri oranıyla başlayan vücutlar, hipoglisemik arkadaşlarına göre beyinlerine daha çok yakıt veriyor ve onların beyinleri en karmaşık problemleri bile çözmede asla zorlanmıyor.
Kilo problemi yaşamak istemiyorsanız kahvaltı yapmayı ihmal etmeyin ve mümkün olduğu kadar erken saatlerde kahvaltı yapmaya özen gösterin.


Uykusuzluk kilo yapar mı?
Uykusuzluk sorunu olan kişiler gereğinden çok ve sık yiyor. Ayrıca uykusuzluk iştah açıcı ghrelin hormonunu arttırırken tokluk sağlayan leptin hormonunu azaltıyor. Gece uykuda salgılanan hormonlarımızın olduğunu unutmayıp uykunuza dikkat edin.



Probiyotikler ne işe yarar?
İyi bakterilerin en önemlileri lactobacillus ve bifidobacterium ailelerindendir. Bu iki grup bağırsağın gaz dengesinden düzenli boşalmasına, kanserlerden korunmasından iltihaplanmamasına kadar pek çok süreçte inanılmaz işlere imza atarlar. Bir taraftan kötü bakterilerin miktarını azaltan laktik asit üretirken, diğer taraftan vücudunuzun ihtiyaç duyduğu K ve B12 vitaminlerini meydana getirirler. Alerjileri önlerler, toksinlerin bağırsaklardan geçişlerini engellerler, kanserojen maddelerin vereceği zararları en aza indirirler.


Çok fazla yemiyorum ama kilo veremiyorum. Kilom neden azalmıyor?
Yediklerinizin sadece az olması yetmez, miktarı, öğün içeriği, protein, yağ, karbonhidrat içeriği, porsiyon büyüklüğü, günlük aktiviteniz, yaşam tarzınız, sağlık problemleriniz...
Belki de siz az yediğinizi düşünüyorken metabolizma hızınızın üstüne çıkıyor ve farkına varmıyor olabilirsiniz. En önemlisi kilo alma nedeninizin saptanması.
Ben diyetinizi düzenlemeden önce mutlaka metabolizma hızınızı ölçer, 3 günlük besin tüketiminizi, kan tahlillerinizi ve genetik geçmişinizle ilgili bir formu doldurmanızı isterim. Bu saydıklarımın hepsi kilo kaybını ve kazancınızı etkileyen etmenlerdir. Bunların hepsinin sonucunu gördükten sonra hatanın nerede olduğunu saptar ve tamamen size özel bir beslenme programı hazırlarım.
Bu nedenle az yemeye çalışırken olması gereken en önemli adımı atlıyor olabilirisiniz. Ana öğünler arasında çok fazla önemsemediğimiz ara öğünler aslında bizim kurtarıcılarımız sayılır. Çünkü iyi ayarlanmış bir ara öğün hem bir sonraki öğünde daha az besin tüketmenizi, hem de metabolizmanızın biraz daha hızlanmasını sağlar. Yani kilo kaybını kolaylaştırır, toplam besin tüketimini azaltır, kendinizi daha iyi hissettirir. Ama bir günde almanız gereken enerji ve besin öğelerinin oluşturulması konusunda bir beslenme uzmanından yardım almanızı tavsiye ederim.


 

Kefir neden faydalı?
Kefirde doğal olarak bulunan bakteri ve mayalar, bağırsaklara ulaştıklarında vücudun iç dengesini iyileştiriyor, bağırsak içi “faydalı-zararlı mikrop” dengesini “faydalı olanlar” lehine çeviriyor.
Kefirde bulunan bu mikroplar, bedenle işbirliğine giren ve zararlı mikropların faaliyetlerini sınırlayan, onları hareketsiz bırakan, aynı zamanda zararlarına karşı bağırsak duvarını neredeyse bir zırh gibi saran özelliklere sahip.
Bu bakterilerin sindirimi kolaylaştırıyor, kan şekerinde ve kolesterolde yükselmeleri engelliyor. Kefir yalnız sindirim sistemini mikroplardan korumuyor; gribe, bronşite, hatta idrar yolu enfeksiyonlarına yakalanma ihtimalini bile azaltıyor.
Düzenli kefir içmek, her türlü mikroba karşı daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olma anlamına geliyor. Ayrıca mineral ve protein yapı taşı aminoasitlerden B1, B12, E, D ve K vitaminlerinden kalsiyum ve magnezyumdan da bol miktarda içeriyor.


 

Hangi egzersiz daha çok yağ yakar?
Metabolizmayı hızlandırıcı egzersizlerin aerobik olması yararlıdır. Çünkü depolanmış yağları yakabilmek için mutlaka oksijene ihtiyacınız var. Hangi egzersizi yaparsanız yapın, o egzersiz süresince rahat soluk alıp verebilmeli, egzersiz arkadaşlarınızla nefes nefese kalmadan sohbet edebilmelisiniz.

Yürümek, bisiklete binmek, golf oynamak, yüzmek... Kalp hızınızı mevcut hızından dakikada ortalama 25-30 civarında artıran bu aerobik aktiviteler, metabolizmanızı hızlandırmanın ve kalori yakmanın en iyi yoludur.
Eğer aerobik egzersizleri ağırlık kaldırma gibi dayanıklılık antrenmanları ile desteklerseniz, daha da başarılı olursunuz.
Dayanıklılık antrenmanları ile hem aerobik aktiviteye oranla daha fazla kalori yakarsınız (aerobik aktivite ile dakikada ortalama 1 kalori yakılırken, dayanıklılık egzersizleri ile dakikada ortalama 1,5-2 kalori yakılır) hem de kas kütlenizi artırarak vücudunuzun enerji tüketen dokusal yapısını çoğaltırsınız.



Şişmanların metabolizması daha mı hızlıdır?
Şişmanların kilo fazlalığı sorunu olanların metabolizmaları zayıflara göre daha hızlı çalışır. Bu aslında yerleşik bir bilgi olsa da kilo sorunu nedeniyle diyetisyene müracaat ettiğinde metabolizmasının normalden neredeyse daha hızlı olduğunu öğrenenleri doğal olarak şaşırtır. Kilo probleminin çoğu zaman metabolizma yavaşlamasından değil, beslenme düzensizliğinizden, metabolik, hormonal ve genetik problemlerden kaynaklandığını unutmayın. 



Hamilelikte fazla kilo almamak için ne yapmalı?
Manken ve ses sanatçıları gibi tanınmış hanımların sıkı beslenme programı uygulayarak ciddi bir kilo sorunu yaşamadan hamileliklerini tamamlayabilmeleri, hamileliğin kilo almadan da sürdürülebileceği görüşünü yaygınlaştırdı. Bu dönemde tek başına beslenmenizi düzenlemeniz gerçekten zor bir durum mutlaka bir diyetisyen kontrolünde sadece bebeğinizin kilo alacağı şekilde bir programla devam etmeniz gerekiyor.
Gebelik süresinde alınan kiloların bir kısmı bebek ve eklerinden (3-4 kilo), bir kısmı da ortalama her ay alınan bir kilodan (hamilelik süresince 9-10 kilodan) kaynaklanır. Eğer gebelikte aşırı kilo almak istemiyorsanız, gebeliğe başlarken fazla kilolarınızdan kurtulmaya yani gebelik öncesi dönemde doğru bir hazırlık yapmaya çalışmalısınız. Beslenme uzmanlarının desteğini alarak bebeğiniz ve sizin için gerekli olan besinleri alabileceğiniz ama lüzumsuz kalorilerden uzak durabileceğiniz bir beslenme hakkında eğitilmelisiniz. Fakat her koşulda gebelik döneminin hiçbir zaman diyet yapılan, fazla kilolarla savaş haline getirilmemesi gerektiğini de unutmamalısınız. Yoksa hem kendi sağlığınızı hem de doğacak bebeğinizin sağlığını risk altına sokarsınız.



Brokoli neden faydalı?
Brokoli folik asit ve C vitamininden çok zengin. Bol miktarda demir içeriyor. Müthiş bir kalsiyum kaynağı. Posadan da zengin bir sebze olduğundan kabızlığa iyi geliyor, şeker, kolesterol ve hipertansiyonla mücadeleyi kolaylaştırıyor. Bunlar yetmezmiş gibi son yıllarda brokolinin çok önemli bir özelliği daha saptandı: Brokoli kanseri de önleyebiliyor.
John Hopkins Üniversitesi'nin kanser araştırmacılarının brokolide ilk kez saptadığı bu kanser savaşçısı özel molekülün adı sülforafan. Sülforafan tümörlerin oluşumunu engelleyebiliyor, mevcut tümörlerin çoğalmasını yavaşlatabiliyor. Sülfür içeren son derece dayanıklı bir molekül. Isıdan pek etkilenmiyor, brokoliyi pişirmekle azalmıyor. Haşladığınızda suya da geçiyor. Buharda veya mikrodalgada pişirildiğinde çok az bir miktarı kayboluyor.



Tatlandırıcılar şişmanlatıyor mu?
Araştırmalar tatlandırıcı kullanmak yerine tat duyusunu köreltmenin daha etkili yaklaşım olduğunu gösteriyor. Şekerin zararlarından korunmak istiyorsanız tatlandırıcı kullanmak yerine kullandığınız şeker miktarını azaltın. Bir süre sonra şeker tadının size zaten  yabancı hale geleceğini göreceksiniz. Bitkisel olmayan suni tatlandırıcılar kalori tasarrufu yapsalar bile verdikleri yoğun tat duygusu ile vücudu daha fazla kalori almaya yönlendiriyor. Vücudu şaşırtıyor ve daha fazla yeme hissine yol açıyor. Kısacası dikkat edilmezse tatlandırıcılar kilo aldırabiliyor.
Ancak zaten ben şekerden vazgeçemiyorum bırakmak da istemiyorum diyorsanız bitkisel tatlandırıcıları kullanabilirsiniz.



Verdiğim kiloları geri almamak için ne yapmalıyım?
Zayıflama konusunda başarılı olan ve verdiği kiloları yıllarca koruyabilen kişilerin iki ortak özellikleri var:
Bir; diyet prensiplerini kararlı bir şekilde sürdürmek ( yani diyet yaparken benimle birlikte geçirdiğiniz sürede öğrendiklerinizi devam ettirmekJ), diyet yapmasalar bile yanlış yiyeceklerden mümkün olduğu kadar uzak kalmak ama süreci bir yasaklar stresi haline getirmemek.
İki; egzersiz yapmaya şevkle ve ısrarla devam etmek. Ben bu iki maddeden özellikle ikincisinin üzerinde ısrarla durmanızı tavsiye ederim. Egzersizi bir keyif haline getirip hayatının vazgeçilmezi haline getirenler sağlıklı kiloda kalmayı daha kolay başarıyor. Ayrıca bu insanların çoğu eskiye oranla daha zinde ve mutlular. İş hayatlarının daha başarılı, öğrenimlerinin daha verimli geçtiğini söylüyorlar.


Suda bekletilmiş ceviz kolesterolü düşürür mü?
Ceviz, sarımsak, elma, yulaf kepeği, limon kolesterolü düşüren besinlerin en ünlüleri. Ne var ki, geceden suda bekletilmiş ceviz suyunu veya iyice ezildikten sonra alkole yatırılmış sarımsağı, aç karna içilen limon suyunu sabah aç karna içmenin kolesterolü azalttığı doğru değil!
Cevizin omega-3 yağları ve bitkisel sterollerden zengin olması onu kolesterolü yüksek olanlara tavsiye edilen besinlerin birinci sırasına yerleştirdi. Bu bilginin bilimsel temelleri olduğunu Amerikan İlaç ve Besin Kurumu (FDA) onayladı. Eğer miktarı abartılmaz, günde 2-3 cevizle yetinilirse ceviz kolesterolle mücadele programınızın bir parçası olabilir.
Yüksek kolesterolle mücadeleyi akşamdan suda beklettiğiniz cevizin sabah aç karnına suyunu içip üstüne cevizleri yemek şeklinde sürdürürseniz söz konusu ritüelin de herhangi bir zararını görmezsiniz ama ekstra bir etkisinin olmadığını bilin.
Kolesterol yüksekliğiyle mücadelenin beslenme tarafındaki en önemli noktaları, tam yağlı hayvansal ürünlerden (et ve süt ürünleri), sakatat içeren yiyeceklerden, mandıra besinlerinden, trans yağ ihtiva eden fırın, pastane imalatlarından uzak durmak. Çünkü tam yağlı süt ve süt ürünleri, salam, sucuk ve benzeri şarküteri ürünleri, tam yağlı etler ve iç organlar, kolesterolden ve kolesterol üretimini arttıran doymuş yağlar açısından zengin. Ayrıca sebze meyveyi, tam tahılı ve bakliyatı bol bir beslenme planına uymanızın da faydası olacağını unutmayın.



Adet dönemi iştahım çok artıyor. İştahımı nasıl bastırabilirim?
Adet dönemi öncesi ve sonrasında birçok kişide yeme davranışında değişiklikler başlar. Adet dönemi öncesi bir hafta tatlı yeme isteği artarken bir sonraki hafta da çok protein ağırlıklı besinler daha iştah açıcı bir hale gelir. Hormonal değişiklikler sonucu ortaya çıkan bu durumda östrojen düzeyinin yükselmesi karbonhidratlı besinlere olan ilgiyi (!) artırıyor.

Adet dönemi öncesi bir haftalık zaman boyunca kadınların bazal metabolizma hızında 200-500 kalorilik artış görülebiliyor. Buna karşın kadınlar vücutta biriken su ve şişlik hissi ile ağırlıkta meydana gelen artışı azaltmak için yiyecek tüketimini sınırlayıp enerji alımlarını kısıtlıyorlar. Artan metabolizma hızı nedeniyle aşırı bir enerji kısıtlamasına gitmeye gerek yok. Sadece tüketilen yiyeceklerin bu dönemde de yeterli ve dengeli bir şekilde alınmasına dikkat edilmelidir. Örneğin tüketilen karbonhidrat kaynaklarının hamur tatlıları, çikolata, kek, kurabiye yerine meyve, sütlü tatlı, meyveli yoğurt şeklinde tercih edilmesine özen gösterilmelidir.



Çay ve kahve suyun yerini tutar mı?
İçtiğiniz sıvıların her zaman su olması şart değil tabii ki. Kahve, su yerine geçer dersek yanlış olur. Aralarda bitki çayı, normal çay, çok fazla olmamak şartıyla, anemi, kabızlık gibi probleminiz yok ise kahve, meyve suyu, soda gibi içecekler tüketmeniz de size yarar sağlayacaktır. Fakat günlük su tüketiminizi yine de 8 bardağın altına düşürmemenizi tavsiye ederim. Su dışındaki sıvılardan şeker, yani boş kalori almamaya özen gösterin.

Özellikle yaz aylarında alkol ve gazlı içecekler miktarı artıyor. Bunun yerine önce suyu artırmak, bu tarz içkileri de sadece özel günlerde tüketmek kilonuzu korumak için daha uygun olacaktır. Çay (bekletilmemiş ve çok demlenmemiş) antioksidan yönünden zengindir. Özellikle yeşil çaydaki antioksidan miktarı daha yüksek. Bu nedenle yemeklerden 1 saat sonra yani yıllardır süren şu güzel "beş çayı" alışkanlığımıza yanına karbonhidrat ve yağdan zengin poğaçalar ilave etmeden devam edebilirsiniz.


Proteinleri karbonhidratlarla birlikte almak zararlı mı?
Ne proteinleri karbonhidratlarla ne de karbonhidratları proteinlerle (!) karıştırmanın zararı var. Zaten yiyeceklerin çoğunda karbonhidrat ve protein birlikte bulunuyor. Mesela kuru fasulyede protein de var, karbonhidrat da. Önemli olan bu yiyecekleri günlük ihtiyacınız kadar ve dengeli bir biçimde yemektir.


 

Neden aynı hızla kilo kaybetmiyoruz?
Vücudumuz yağ kaybetmekten hoşlanmıyor da ondan J
Genetik kodlarımız fazla yağı rezerv, enerji kaynağı olarak algılıyor ve herhangi bir açlık-kıtlık halinde hayatta kalmanın garantisi olarak kabul ediyor. İşte bu nedenle siz yağ vermeye devam ettikçe vücut yağ kaybını önleyen sistemleri birer birer devreye sokuyor. Yağ kaybı başladığında kilo verme de yavaşlıyor. Çünkü siz kilo verdikçe durumunu tehlikede gören metabolizma hızını düşürüyor. Bu düşme bazen yüzde 20'leri bulabiliyor. Çünkü vücudunuz kıtlık ile rejim yapmak arasındaki farkı anlayamıyor. Bu nedenle diyet yapmak genetik olarak yağlanmak üzerine kodlanmış vücudunuz için kazanılması daha baştan güç bir savaş demektir. Ancak fazla kilolarınız bir gecede oluşmadığı için  aynı sürede de kurtulabileceğinizi düşünmeyin J


 

 


         
ASLIght Başlıklar

+ASLIght Hakkında
+Size Özel
+Beslenme
+Hesaplamalar
+Başarı Hikayeleri
+İletişim


Kişiye Özel Beslenme

+Çocuklarda Beslenme
+Yetişkinlerde Beslenme
+Hamilelikte Beslenme
+Sporcularda Beslenme
+Yaşlılıkta Beslenme
+Sağlıklı Beslenme

Besinler

+Süt ve Süt Ürünleri
+Tahıllar
+Sebve ve Meyveler
+Et, Tavuk, Balık
+Yağlar ve Şekerler
+Tatlılar
Diğer

+Dünya Mutfaklarında Beslenme
+Kadın & Erkek ve Çocukta Beslenme
+Menopoz ve Beslenme
+Bağışıklık Sistemi ve Beslenme
+Yeme Bozuklukları
+Sağlıklı Diyet

 

     
Tüm Hakları Saklıdır Haziran - 2011 ©
Adres: Alsancak - İZMİR - 0.532.516 76 71